Bilmiş Bade ve Takım Ada :)

Hadi gelin güne şöyle kıpır kıpır iki güzel çocukla başlayalım. Bilmiş Bade adından da anlaşılacağı gibi gayet bilmiş ve aslında artık gündelik hayatta sıkça gördüğümüz enerji dolu kız çocuklarından birisi. Ada da tam ona uygun, meraklı ve o da en az Bade kadar bilmiş bir çocuk aslında. Birbirinden hiç ayrılmayan bu harika ikili ile biraz eğlenmeye ne dersiniz 🙂 Fom Kitap tarafından basımı yapılan kitabın yazarı Züleyha Ersingün ve resimleyeni Öznur Sönmez.

Öncelikle itiraf etmeliyim ki Bade’nin sorgulama yeteneği ve eleştirel bakış açısının tüm kız çocuklarında olmasını isterim. İlk bölümde yıl sonu gösterisi için herkesin bir masal kahramanına uygun hazırlanması isteniyor. İşte olay da burada başlıyor. Bade kendisine sunulan rollerin hiçbirini içselleştiremiyor. Masallarda kızlara sunulan rollere de karşı çıkıyor aslında bir başka ifade ile. Bu da en çok hoşuma giden kısımlardan birisi. Bilindiği gibi masal kahramanlarında genelde kızlar için kurtarıcı beklenir ve kalıplaşmış rollerle onlar hep cinsiyetçi rollerde çıkar karşımıza. Sadece güzelliği ile dikkat çeker veya bir prensin kendisini kurtarması ya da öpmesi ile hayata döner. Oldukça basit gibi görünen ama aslında kız çocuklarını pasif ve erkeğin buyruğuna sokan tüm bu rollere hepimiz adına Bade karşı çıkıyor. Nasıl da güzel bir şey yapıyor aslına bakarsanız. Sayfalarca yazı yazılsa da okul öncesi ve ilköğretimde bunlar verilmedikçe ve daha da ötesi içselleştirilmedikçe hep ikinci planda kalmaya mahkum gibi kız çocukları. İşte buna karşı çıkıyor Bade ama açıkçası önceleri anlaşılamıyor. Çünkü diğer türlüsü zaten yeterince yerleşmiş ve sorgulanmadan kabul edilmiş. Doğumdan itibaren bebeklere ve çocuklara renk seçimi, oyuncak seçimi de böyle değil mi? Kızlara bebek ve bebek bakımı üzerine kocaman bir oyuncak sektörü varken, erkekler için neler var diye bir düşünelim isterseniz. İşin bir diğer yanı da herkesin bu rolleri sorgulamadan kabullenmesi. Bade ise tüm bu kalıp yargılara rağmen soran, düşünen, eleştiren ve bunlarla etrafındakilerde de dönüşüme sebep olan bir kız çocuğu. İyi ki var diyeceklerimizden yani. 

Bade yıl sonu gösterisinde kendine uygun kostüm ile ortaya çıktığında aslında kendisine dayatılan her şeye de itiraz etmiş ve kendi kimliğini oluşturmuş oluyor. Sonrasında adının başına Bilmiş sıfatı da ekleniyor böylece. Birbirinden güzel hikayelerle dolu kitapta Bade’nin en yakın arkadaşı Ada oluyor. Ada tek de değil, ikiz kardeşi var Ada’nın. Bu kısımlarda epey eğlendiğimi belirtmek istiyorum okur olarak. Çünkü büyüklerin bazen sarfedemediği cümleleri çocuklar büyük bir cesaretle sarfediyor. Bade de öyle birisi zaten. İkizler onlara geldiğinde ev savaş alanına dönüyor ve büyüklerin Bade ile Ada’dan beklentileri bazen onların isteklerini aşıyor. Öyle güzel ifade ediyor ki Bade, ona hak vermemek imkansız. Dolayısıyla Bade ve Ada’yı dinlerken hem ebeveyn yanım, hem de çocuk yanım eşlik etti bana. 

Ayrılmaz ikili olan Bade ve Ada yaz tatilini de birlikte geçirme şansına kavuşuyor ve bu sefer yazlık maceraları eşlik ediyor okur olarak bizlere. Çocuk dünyasından bakıp kenara çekilmiyor yazar, aynı zamanda büyüklerin de tarafına adım atıyor ara ara. Dolayısıyla iki tarafı da anlamamızı, daha doğrusu iki tarafa da kuş bakışı bakmamızı sağlıyor her olayda yazar. Çocuklara uyarı üstüne uyarı verenlere uyarı veren çocukların haklılığı ile herkes kendisine biraz çeki düzen verirken aslında neye ne kadar hakkımız olduğunu sorguluyoruz büyük olarak. Kitabı bir çocukla okumanın en güzel yanı bu. Tüm zırhlarımızı indirip, olabildiği kadar sade ve yalın bir şekilde özeleştirilerimizi yapabilmemiz. Bunun yanında birbirimizi daha iyi anlayabilmemiz. Çocuklar yazlıktakileri anlarken, bizler de okur olarak anlamaya başlıyoruz onları. Yine büyük tarafından bakınca da çocukların her bir isyanının nasıl da yerinde ve haklı olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla oldukça güzel bir okumaya sebep oluyor yazar. Resimler de çok hoş. Sanki Bade başka türlü çizilemezmiş gibi, tam hayalimdeki gibi olmuş. Diğer resimler de öyle elbette. Yazarın niyetini çok iyi alan çizer onunla beraber tamamlıyor kelimeleri çizimleri ile. Son olarak yanımda 9 yaşındaki çocuk okurla okuduk kitabı ve sık sık kıkırdadı durdu. Bu da kendinden bir şeyler bulduğu anlamına geliyor. Özellikle Bade’ye kardeş gelecek diye değişen haller ve Ada’nın ikiz kardeşlerinin anlatıldığı kısımlarda. Bir de ilk gecede bitiremediğimiz kitabı yarın devam edelim diye bıraktığımızın sabahında bana tüm kitabı anlatması da ayrı bir not olsun. Merak edip, ilgisini çekmese gidip uyurdu hemen ama o bitirip sabahına bana lunapark macerasını anlatıyordu Bade ve Ada’nın. Bu ayrıntıları özellikle yazdım, çünkü hedef kitlesi öncelikle çocuklar olan bir kitap elimde. Benim hislerim ve kitabın bende bıraktıklarından çok ondaki etkileri daha önemli. Son söz olarak sevdik sizi Bade ve Ada 🙂 

Şunlar da Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.