Çiçek Kurtarma Operasyonu ile Çöp Dedektifleri

Peter H. Reynolds zaten bildiğimiz ve önümüze gelen her çalışmasını severek okuduğumuz/izlediğimiz bir yazar ve çizer.  En azından benim için böyle. Daha önce okuduğum kitaplarıyla ilgili yazmıştım zaten. Bu hafta elime iki yeni çeviri kitap geldi. Ancak bir ilavesi var bu sefer; o da yazarın ikizi olan Paul A. Reynolds. Nasıl güzel bir iş çıkıyor karşımıza anlatamam demeyeyim, çünkü bu yazı biraz da bunu anlatma telaşı olacak. Uyurgezer Kitap tarafından basımı yapılan ve Türkçe’ye Gülüzar Yıldırım tarafından çevrilen bu iki kitap küçük bir seri aslında. Hayata dair hemen her şeyi damıtarak çocukların dünyasına iletmek gibi bir niyetleri var yazar ve çizerlerin. O “her şey”in içinde de bilim, teknoloji, matematik, mühendislik, sanat ve diğer disiplinler yer alıyor. Hani klasik bir söz var ya “Yeme de yanında yat”; işte benzetmede hata olmaz, tam da bu tarzda kitaplardan bir seri duruyor elimde şu an.

İlk kitapta ikiz kardeş olan Simon ve Sidney bir çiçek festivali için hazırlık yapıyorlar ama pencere kenarına koydukları çiçeklerini sulama konusunda sorun yaşıyorlar. Sıkışan pencereyi açamayınca önce bunun nedenleri üzerine düşünüyorlar, sonra damlayan musluktan akan suyla bir şarkı besteliyorlar ve o suyun ziyan olmaması için çabalıyorlar. Özellikle detaya girmiyorum ama tüm bu aşamalarda bizlere okur olarak teknoloji, matematik, mühendislik, sanat gibi alanlarda düşünme yolu açıyorlar. Dünyadaki su israfını bu damlayan sudan bahsederek okuyoruz mesela. Yine bu damlayan suyu tabletine kaydedip beste yapmaya çabalıyor ikizlerden birisi. Harika bir çift var karşımızda. Hem cinsiyetleri farklı, hem de olaylara yaklaşımları. Bununla birlikte beraber çalışmak gibi bir istekleri var ve bu da harika bir şey. Ortak akıl denilen şeye beraber varıyorlar. Farklılıkları zenginlikleri oluyor. Bu kitabı kızımla okuduk. Sonunda da o kendi yorumlarını yaptı. İkizlerin başlarına gelen sorunlarda pes etmemeleri, sürekli çözüm aramaları, bir damla suyu bile ziyan etmemek için çabalamaları ve hep bir şeyler üretmelerini çok sevmiş kızce. Ben de katılıyorum elbette bunlara ve bir çocuğa bunları dillendirme fırsatı verdikleri için de ayrıca güzel buluyorum elimdekini. İkinci kitap olan Çöp Dedektifleri’ni dayanamadan ben tek başıma okudum bile. İkincisi de en az birincisi kadar güzel bir anlatıma sahip.

Resimler de metni tamamlayan ve izlerken hayal alemine dalabileceğiniz türden. Niyeti var kitapların ve bunu zaten arka kısımda yazıyorlar. Kendileri gibi ikiz olan karakterler üzerinden merak duygusunun önemi üzerine birkaç cümleleri var okurlara. Nasıl güzel bir kelime değil mi; “merak”. Maalesef içinde bulunduğumuz dönemde çok fazla kişi kendine, hayata ve öğrenmeye merakının köreldiğinden dem vuruyor. Belki tam da umut aşılama zamanı. İkinci kitapta Çimen adındaki kaplumbağa üzerinden çevre bilincine varan bir hikaye karşılıyor bizleri. Kendilerinden ve gündelik hayatlarından yola çıkan ikizler çevreye nasıl zarar verdiklerini fark ediyorlar. Fark etmekle kalmıyorlar; aynı zamanda fark yaratıyorlar. Bir şarkı da besteliyorlar. Şarkının yazılı olduğu sayfada “Barış Manço’nun “Arkadaşım Eşek” şarkısının melodisiyle söyleyelim” diye bir not var. Bu kısmı atlamak istemiyorum. Yayınevinin eklemesi mi, yoksa yazar ve çizer ikiz kardeşlerin yazdığı mı bilmiyorum. Bu kısmı soracağım yayınevine ama yine de bu eklemeyi görmek hoşuma gitti. Barış Manço’nun büyük kalabalıklar ve farklı coğrafyalar karşısında evrensel dili yakalamış olduğu sahneler hala dün gibi aklımda. Kitaplara dönecek olursam; bitirdikten sonra sade dili ve anlatımı kadar, körelmiş duygularımızı canlandırma çabasına da saygı duydum. Okurken hayatı anlamanın yollarında bilimi yol göstermesi ve farklı bilim dallarından faydalanması kadar sanatı eksik etmemesi de ayrıca güzeldi. Didaktik bir dilinin olmadığını söylememe gerek yok galiba; bununla beraber başta da söylediğim gibi bir niyetle yola çıkıyor ikizler. İşte bu yazıyla söylemek istediğim tam da bu; o niyetinden beslenelim istiyorum okur olarak hepimizin.

Şunlar da Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.