Bedenimle Nasıl Baş Etsem :)

Büyük bir merakla ve keyifle okuduğum bir kitap elimdeki. Her bölümü ayrı bir başlık altında ele alınan konular her birimizin gündelik hayatında yaşayabileceği tip sorunlardan. Çocuklara özel elbette ama ben de okurken kendimi buldum satırların arasında sıkça. Bitmesini istemediğim için de ara ara ve merakımı daha çok çeken konulara bakıyorum önce. Can Çocuk tarafından basımı yapılan ve Marie Bertherat’ın yazdığı kitabın resimleyeni Catherine Meurisse. Türkçeye Orçun Türkay tarafından çevrilen kitap tam da kendisiyle barışmak isteyenler için bence. Kapak resmini ayrıca beğendiğimi belirtmem gerekiyor. Elleri üzerinde duran iki çocuk var kapakta ve galiba vücudumuzun bizden bağımsız hareket ettiği en geniş zaman çocukluk. Bir de bizim oğlaklar gibi bu çocuklar da. Hani yerinde duramayan ve sürekli zıplayan zamane çocukları gibi. Şu aralar hemen hepsi evde ve yeni bir deneyimle karşı karşılayalar, dolayısıyla belki tam da bu kitabı okuma zamanıdır. 

Kitabın yazarı, kendisine vücudundaki sıkıntılar ile ilgili liste oluşturan kızına, sahne arkası için oğluna ve ona işini öğrettiğini söylediği annesine teşekkür ediyor. Yani gündelik hayatta yaşadıklarına bir yardım amaçlı yazılmış gibi kitap aslında. O yardım bence okuyan hemen herkesi de kapsayacak. Küçük Cadıyla beraber okuduk bazı bölümleri hemen. Mesela sakarlık ve yerinde duramama kısımlarını. Hem güldük, hem de şaşırdık aslında yaşananları böylesi önümüze koyan bir kitapla karşılaştığımız için. Çok fazla başlık ve konu var, dolayısıyla yanınızdaki minik okur dikkatini çeken konuya anında yönelecektir diye düşünüyorum; çünkü en azından bizde öyle oldu. Kitapta önce belirlenen konu ile ilgili açıklama yer alıyor. Örneğin yerimde duramıyorum çünkü diye başlayan bir kısım çıkıyor karşınıza. Sonra neden yerinizde duramadığınızı komik ve sizin de kendinizi içinde hissettiğiniz bir dille anlatıyor yazar. Sonra topu sana atıyor ve hadi şunu şunu yap diyor. Böylece onun dedikleriyle bir anlamda pratik yapıyorsunuz ve yaşanan şeyin bedeninizle tanışmanıza vesile olacağını görüyorsunuz. “Oyun Sırası Sende” diyor yazar ve bu kısım bizim için daha eğlenceli bir hal alıyor. 

Kitapta güzel olan bir diğer taraf ise çoğunlukla anne ve babaların çocuklarına uyarıda bulunduğu konuların da ele alınmış olması. Örneğin “Bana Dik Durmuyorsun Diyorlar, Pis Kokuyorum, Pırt Yapıyorum” bunlardan sadece birkaçı. Her başlık insanlık hallerine ait ve hepimizin yaşadığı şeyler aslında. Sadece büyüme aşamasında bunu kontrol etmek daha zor olabilir ve yazar bu anlamda harika bir yol çiziyor okuruna. Tiki olandan şişman olana, sakar olandan yıkanmaktan nefret edene kadar hemen herkes bu kitabı eminim merakla kurcalayacak. Yazarken özellikle ergenliğe giren çocuğuyla bu tip sorunları daha çok yaşayan arkadaşlarım geldi aklıma. Şu korona günleri geride kalsın da birbirimize hediye edelim bu kitapları, üzerine yan yana sohbet edip gülelim ve minik okurların tepkilerini paylaşalım keyifle. 

Şunlar da Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.