“Farklı Ama Aynı” kitabı üzerinden kent, mekan, mimari üzerine Arş. Gör. Dr. Gülhis Duygun ile sohbet :)

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Farklı Ama Aynı” kitabı oldukça özel ve güzel bir kitap. Feridun Oral’ın yazıp resimlediği ve dolayısıyla söz ile resmin anlatımda sıkça el değiştirdiği harika bir çalışma var elimizde. Dünyaya gözlerini açan bir oğlağın ön bacaklarını kullanamaması ile hareketinin kısıtlanmasını izliyoruz ilk sayfalarda. Yerinde duramayan ve sürekli zıplayan oğlakların doğasına zıt bir durum var aslında karşımızda. Çoban da onun üzüntüsünü farkediyor ve ona hareketini sağlayacak bir aparat hazırlıyor. Böylece farklı olsa da diğerleriyle aynı olan minik oğlak diğerleri gibi sürdürmeye başlıyor yaşamını. Bu harika kitap üzerinden Arş. Gör. Dr. Gülhis Duygun ile derin ve birbirinden farklı pek çok konuya dalıp çıktık.

Kent, mekan, cinsiyetçilik, kente erişim hakkı üzerinden doğa ve insan ilişkisine uzanan sohbetimizde kent meydanlarının önemine bir kez daha değinen Arş. Gör. Dr. Duygun karşılaşmaların bununla mümkün olabilirliğine değiniyor. Toplumu oluşturan birbirinden farklı katmanların bir çeşit buluşma, karşılaşma mekanı olarak kent meydanlarının günümüzde azaldığını belirten konuğum ile mimarlık eğitimi üzerine de sohbet ettik. Parklar, alışveriş merkezleri, doğa, çocuk, mimari, estetik ve kent estetiği gibi çok fazla konunun bize eşlik ettiği sohbetle ilgili ben daha fazla detay yazmayayım da isteyen dinlesin ve bize dahil olsun, olmaz mı? Bunun için aşağıdaki radyo ikonunu tıklamanız yeterli. 

                                                                        

Şunlar da Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.